İş kazası, çalışanın yalnızca sağlığını değil, çalışma gücünü ve ekonomik geleceğini de etkileyebilen ciddi bir olaydır. İş kazası sonucunda yaralanan veya çalışma gücünde kayıp meydana gelen işçinin, Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde sahip olduğu hakların yanı sıra işverene karşı maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı da gündeme gelebilir.

İş kazası geçiren işçinin hakları; kazanın nasıl meydana geldiğine, çalışanın uğradığı zararın niteliğine, işverenin kusur durumuna ve meydana gelen iş göremezlik oranına göre değişiklik gösterir.

Bu nedenle iş kazasından sonra yalnızca tedavi sürecinin tamamlanması yeterli değildir. Kazanın SGK’ya bildirilmesi, iş kazasının Kurum tarafından tespit edilmesi, sağlık durumuna ilişkin raporların alınması, işverenin kusurunun ve işçinin uğradığı zararın belirlenmesi gibi hususlar da önem taşır.

Bu yazıda, iş kazası geçiren işçinin hakları, SGK tarafından sağlanan haklar, iş kazası nedeniyle talep edilebilecek maddi ve manevi tazminatlar, zamanaşımı ve iş kazası sonrasında izlenmesi gereken hukuki süreç genel hatlarıyla açıklanmaktadır.

İş Kazası Nedir ve Hangi Durumlar İş Kazası Sayılır?

İş kazası kavramı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘nun 13. maddesinde düzenlenmiştir.

İş kazası yalnızca işyerinde meydana gelen kazalardan ibaret değildir. Sigortalının;

  • İşyerinde bulunduğu sırada,
  • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle,
  • Görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderildiği sırada,
  • İşveren tarafından sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,

meydana gelen ve kanunda belirtilen şartları taşıyan olaylar da iş kazası kapsamında değerlendirilebilir.

Örneğin işçinin işveren tarafından başka bir yere görev için gönderilmesi sırasında trafik kazası geçirmesi veya işverenin sağladığı servis aracıyla işe gidip gelirken kazaya uğraması, olayın özelliklerine göre iş kazası olarak kabul edilebilir.

Dolayısıyla bir olayın iş kazası olup olmadığı yalnızca kazanın işyerinde gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılarak belirlenmez. Olay ile çalışma ilişkisi arasındaki bağlantının da değerlendirilmesi gerekir.

İş Kazası Geçiren İşçinin SGK Nezdindeki Hakları

İş kazası nedeniyle işçinin sahip olduğu hakların önemli bir bölümü Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlanan sosyal sigorta yardımlarıdır.

SGK tarafından iş kazası sigortası kapsamında sağlanan başlıca haklar arasında;

  • Geçici iş göremezlik ödeneği,
  • Sürekli iş göremezlik geliri,
  • İş kazasının ölümle sonuçlanması halinde hak sahiplerine ölüm geliri,
  • Şartları oluştuğunda cenaze ödeneği ve diğer sosyal sigorta yardımları

bulunmaktadır.

İş kazası sigortasından sağlanan haklardan yararlanılması bakımından, iş kazası nedeniyle geçici veya sürekli iş göremezlik durumunun ortaya çıkıp çıkmadığı ve olayın SGK bakımından iş kazası olarak kabul edilip edilmediği önem taşır.

Geçici İş Göremezlik Ödeneği

İş kazası nedeniyle geçici olarak çalışamayacak duruma gelen sigortalıya, gerekli şartların oluşması halinde SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.

İş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle verilen geçici iş göremezlik ödeneğinde, hastalık nedeniyle verilen ödenekten farklı olarak belirli bir prim günü şartı aranmaz.

İş kazası nedeniyle alınan istirahat raporları ve SGK kayıtları, bu hakkın belirlenmesi bakımından önemlidir.

Sürekli İş Göremezlik Geliri

İş kazası sonucunda çalışanın meslekte kazanma gücünde kalıcı bir azalma meydana gelmişse sürekli iş göremezlik geliri gündeme gelebilir.

SGK tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücünün en az %10 oranında azaldığının tespit edilmesi halinde sürekli iş göremezlik geliri bağlanması mümkündür.

Burada yalnızca hastalığın veya yaralanmanın varlığı değil, iş kazası sonucunda meydana gelen çalışma gücü kaybının oranı önem taşır.

Bu nedenle ciddi bir yaralanma geçiren işçinin, tedavi sürecinin tamamlanmasının ardından kalıcı iş göremezlik durumunun bulunup bulunmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

İşveren İş Kazasını SGK’ya Bildirmek Zorunda mıdır?

Evet.

4/a kapsamında çalışan sigortalının iş kazası geçirmesi halinde işverenin, kazayı kazanın meydana geldiği yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Sosyal Güvenlik Kurumuna ise kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmesi gerekir.

İşverenin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi, işçinin iş kazası nedeniyle sahip olduğu hakların ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Aksine, işverenin bildirim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin ayrıca incelenmesi gerekir. SGK, süresinde bildirim yapılmaması halinde işverene ilişkin idari yaptırımlar uygulayabileceği gibi, bazı ödemeler bakımından da işverene rücu edebilir.

Bu nedenle iş kazası geçiren işçinin, işveren tarafından SGK bildiriminin yapılmasını beklemekle yetinmemesi ve kazanın resmi kayıtlara doğru şekilde geçirilip geçirilmediğini takip etmesi önemlidir.

İş Kazasında İşverenin Hukuki Sorumluluğu

İşverenin, işçiyi gözetme ve iş sağlığı ve güvenliği bakımından gerekli önlemleri alma yükümlülüğü bulunmaktadır.

İş kazasının meydana gelmesinde işverenin gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almaması, eğitim ve denetim yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya başka bir kusurlu davranışının bulunması halinde işverenin hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir.

Ancak iş kazasının meydana gelmiş olması tek başına işverenin her durumda tazminattan sorumlu olduğu anlamına gelmez.

Somut olayda;

  • Kazanın nasıl meydana geldiği,
  • İşverenin hangi iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini aldığı,
  • İşçiye gerekli eğitimlerin verilip verilmediği,
  • Koruyucu ekipmanların sağlanıp sağlanmadığı,
  • İşyerindeki çalışma koşulları,
  • İşçinin ve varsa üçüncü kişilerin kusurunun bulunup bulunmadığı,

gibi hususlar değerlendirilir.

Bu değerlendirme sonucunda işverenin kusuru ve işçinin uğradığı zarar belirlenerek tazminat sorumluluğunun kapsamı ortaya çıkar.

İş Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat

İş kazası nedeniyle işçinin malvarlığında meydana gelen zararların şartları oluştuğunda maddi tazminat konusu yapılması mümkündür.

Maddi tazminat hesabında kazanın sonuçlarına göre farklı zarar kalemleri gündeme gelebilir.

Özellikle;

  • Çalışılamayan dönem nedeniyle oluşan gelir kayıpları,
  • Sürekli iş göremezlik nedeniyle oluşan kazanç kaybı,
  • Çalışma gücünün veya ekonomik geleceğin olumsuz etkilenmesinden kaynaklanan zararlar,
  • Somut olayın özelliklerine göre diğer maddi zararlar,

değerlendirmeye alınabilir.

Maddi tazminat miktarı her işçi bakımından aynı değildir. İşçinin yaşı, geliri, çalışma gücü kaybı, kusur oranları ve kazanın gelecekteki çalışma hayatına etkisi gibi birçok unsur hesaplamada önem taşır.

Bu nedenle iş kazası tazminatının yalnızca alınan maaş üzerinden basit bir hesaplama yapılarak belirlenmesi mümkün değildir. Hesaplama, dosyadaki sağlık, kusur ve gelir verileri dikkate alınarak yapılır.

İş Kazası Nedeniyle Manevi Tazminat

İş kazası sonucunda işçinin fiziksel veya ruhsal bütünlüğünün zarar görmesi halinde manevi tazminat talebi de gündeme gelebilir.

Manevi tazminatın amacı, meydana gelen bedensel veya ruhsal zarar nedeniyle kişinin yaşadığı elem, üzüntü ve yaşamındaki olumsuz etkilerin bir ölçüde giderilmesini sağlamaktır.

Manevi tazminat miktarı belirlenirken kazanın niteliği, yaralanmanın ağırlığı, kalıcı hasarın bulunup bulunmadığı, tarafların kusur durumları ve somut olayın diğer özellikleri dikkate alınır.

Özellikle uzuv kaybı, kalıcı sakatlık, ciddi kırıklar, vücutta kalıcı izler veya ağır psikolojik etkiler meydana gelen kazalarda manevi tazminat talebi önem kazanabilir.

İş Kazası Ölümle Sonuçlanmışsa Hangi Haklar Gündeme Gelir?

İş kazasının ölümle sonuçlanması halinde yalnızca işçinin değil, geride kalan hak sahiplerinin de bazı hakları gündeme gelir.

SGK tarafından şartları oluştuğunda hak sahiplerine ölüm geliri bağlanabilir. Ayrıca işverenin kusurunun ve hukuki sorumluluğunun bulunması halinde, ölen işçinin yakınları tarafından maddi ve manevi tazminat talepleri de ileri sürülebilir.

Bu durumda özellikle;

  • Destekten yoksun kalma tazminatı,
  • Cenaze ve defin giderleri,
  • Manevi tazminat,
  • SGK tarafından bağlanabilecek gelir ve ödemeler

ayrıca değerlendirilmelidir.

Ölümle sonuçlanan iş kazalarında olayın ceza hukuku bakımından da soruşturulması söz konusu olabilir.

İş Kazasında Ceza Sorumluluğu

İş kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunan kişiler bakımından ceza hukuku yönünden de soruşturma yürütülebilir.

Kazanın niteliğine ve meydana gelen sonuca göre, özellikle taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçları bakımından ceza soruşturması ve kovuşturması gündeme gelebilir.

Ceza soruşturması ile iş kazasından kaynaklanan tazminat süreci birbirinden farklı hukuki süreçlerdir. Bununla birlikte ceza dosyasında bulunan kaza tespitleri, bilirkişi raporları, tanık anlatımları ve diğer deliller, somut olayın özelliklerine göre hukuk davasında da önem taşıyabilir.

Bu nedenle iş kazası meydana geldikten sonra yalnızca işverenle yapılacak görüşmelerle yetinilmemesi, kazaya ilişkin tutanak ve soruşturma belgelerinin de takip edilmesi önemlidir.

İş Kazası Nedeniyle Dava Açma Süresi ve Zamanaşımı

İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat taleplerinde zamanaşımı konusu, kazanın niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi kapsamında haksız fiilden doğan tazminat talepleri bakımından genel olarak zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıllık ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren on yıllık süreler söz konusu olabilir.

Bununla birlikte iş kazasına neden olan fiil aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ve ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüşse, ilgili daha uzun ceza zamanaşımı süresinin tazminat talebi bakımından da dikkate alınması gündeme gelebilir.

Bu nedenle iş kazası geçiren kişinin veya ölüm halinde hak sahiplerinin yalnızca “10 yıllık süre var” şeklindeki genel bir bilgiyle hareket etmesi doğru değildir. Kazanın tarihi, zararın niteliği, olayın suç teşkil edip etmediği ve ilgili ceza zamanaşımı hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

İş Kazasında Arabuluculuk Zorunlu mu?

İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları bakımından 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesindeki dava şartı arabuluculuk düzenlemesinin istisnası bulunmaktadır.

Kanunun açık düzenlemesine göre iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında zorunlu arabuluculuk hükümleri uygulanmaz.

Bu nedenle iş kazası nedeniyle maddi veya manevi tazminat talep edilecek bir uyuşmazlıkta, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk başvurusunun bulunup bulunmadığı uyuşmazlığın niteliğine göre değerlendirilmelidir.

Bununla birlikte tarafların uyuşmazlığı anlaşma yoluyla çözmek amacıyla ihtiyari arabuluculuğa başvurmaları mümkündür.

Burada önemli bir ayrım bulunmaktadır: İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri ile iş ilişkisinden kaynaklanan diğer işçilik alacakları aynı hukuki nitelikte değildir. Örneğin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti veya yıllık izin ücreti gibi talepler ayrıca değerlendirilmelidir.

İş Kazası Geçiren İşçi Ne Yapmalı?

İş kazasından sonra hak kaybı yaşamamak için mümkün olduğunca erken aşamada bazı işlemlerin yapılması önemlidir.

Özellikle;

  1. Yaralanmanın niteliğine göre derhal sağlık kuruluşuna başvurulmalı,
  2. Sağlık kuruluşunda olayın iş kazası olduğunun doğru şekilde belirtilmesine dikkat edilmeli,
  3. Kaza tutanakları ve olayla ilgili belgeler muhafaza edilmeli,
  4. Kazaya tanık olan kişilerin kimlik ve iletişim bilgileri mümkünse kayıt altına alınmalı,
  5. Fotoğraf, video, kamera kaydı ve benzeri delillerin korunması sağlanmalı,
  6. İşverenin SGK iş kazası bildirimini yapıp yapmadığı takip edilmeli,
  7. Tedavi ve istirahat raporları saklanmalı,
  8. Kalıcı bir hasar bulunması halinde iş göremezlik oranı bakımından SGK süreci takip edilmeli,
  9. İşverenin kusuru ve işçinin uğradığı zarar yönünden hukuki değerlendirme yapılmalı,
  10. Tazminat talepleri bakımından zamanaşımı süreleri geçirilmemelidir.

Özellikle iş kazasının meydana geldiği işyerinde kamera sistemi bulunuyorsa, görüntülerin belirli bir süre sonra silinebileceği dikkate alınarak delillerin korunması önemlidir.

Van’da Meydana Gelen İş Kazalarında Hukuki Süreç

İş kazası nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklarda kazanın meydana geldiği yer, işyerinin niteliği, işverenin kusuru, SGK kayıtları, sağlık raporları ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.

Van’da meydana gelen bir iş kazası bakımından da aynı şekilde kazanın iş kazası olarak tespiti, SGK haklarının belirlenmesi ve şartları oluşmuşsa işverene karşı maddi ve manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerekir.

Özellikle Van’da iş kazası geçiren işçilerin, kazanın yalnızca sağlık boyutuyla değil; SGK, iş sağlığı ve güvenliği, kusur, iş göremezlik ve tazminat yönlerinden birlikte değerlendirilmesi hak kayıplarının önlenmesi bakımından önem taşır.

İş kazası nedeniyle hukuki süreç hakkında ayrıntılı bilgi almak isteyenler, İş Hukuku çalışma alanı sayfasından konuya ilişkin diğer bilgilere, iletişim sayfamızdan avukata ulaşabilirler.

İş Kazası Geçiren İşçinin Avukata Başvurması Neden Önemlidir?

İş kazası dosyalarında yalnızca kazanın meydana gelmiş olması değil, kazanın hangi koşullarda gerçekleştiği ve bunun işçi üzerinde ne tür bir zarar meydana getirdiği önem taşır.

Kusur oranının belirlenmesi, iş göremezlik oranının tespiti, SGK tarafından bağlanabilecek gelirlerin değerlendirilmesi, maddi zararın hesaplanması ve manevi tazminat miktarının belirlenmesi teknik inceleme gerektirebilir.

Ayrıca iş kazası nedeniyle açılabilecek davalarda delillerin zamanında toplanması, sağlık raporlarının dosyaya kazandırılması, işveren kayıtlarının incelenmesi ve zamanaşımı sürelerinin takip edilmesi gerekir.

Bu nedenle iş kazası geçiren işçinin, özellikle kalıcı iş göremezlik, ciddi yaralanma veya ölüm gibi ağır sonuçların ortaya çıktığı durumlarda hukuki süreci mümkün olduğunca erken değerlendirmesi önemlidir.

İş Kazası Geçiren İşçinin Hakları Hakkında Sık Sorulan Sorular

İş kazası geçiren işçi tazminat alabilir mi?

İş kazasının meydana gelmesinde işverenin veya başka bir sorumlu kişinin hukuki sorumluluğunun bulunması ve işçinin zarar görmesi halinde, somut olayın özelliklerine göre maddi ve manevi tazminat talep edilmesi mümkündür.

İş kazasında SGK ödeme yapar mı?

İş kazası sigortası kapsamında, şartları oluştuğunda geçici iş göremezlik ödeneği ve sürekli iş göremezlik geliri gibi SGK yardımları sağlanabilir. İş kazası ölümle sonuçlanmışsa hak sahipleri bakımından ölüm geliri gibi haklar da gündeme gelebilir.

İşveren iş kazasını SGK’ya bildirmezse ne olur?

İşverenin iş kazasını yasal süresi içerisinde SGK’ya bildirmemesi işçinin iş kazasından doğan haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İşveren bakımından ayrıca idari yaptırımlar ve SGK yönünden sonuçlar ortaya çıkabilir.

İş kazasında arabuluculuk zorunlu mudur?

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları, 7036 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır. Tarafların ihtiyari arabuluculuğa başvurması ise mümkündür.

İş kazası nedeniyle dava açmak için ne kadar süre vardır?

İş kazasından kaynaklanan tazminat taleplerinde zamanaşımı somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin zamanaşımı hükümleri ile olayın aynı zamanda suç oluşturup oluşturmadığı birlikte değerlendirilmelidir.

İş kazasında işçinin kusuru varsa tazminat hakkı tamamen ortadan kalkar mı?

İşçinin kusurlu olması her durumda tazminat hakkının tamamen ortadan kalkması sonucunu doğurmaz. İşçinin kusurunun bulunması, somut olayın özelliklerine göre tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınabilir. İşverenin ve diğer ilgililerin kusur durumları da ayrıca değerlendirilir.

Sonuç

İş kazası geçiren işçinin hakları yalnızca SGK tarafından yapılacak ödemelerden ibaret değildir. Kazanın sonuçlarına göre geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri, maddi tazminat, manevi tazminat ve ölüm halinde hak sahiplerine yönelik çeşitli haklar gündeme gelebilir.

Bu hakların kapsamı; iş kazasının niteliğine, işçinin uğradığı zarara, iş göremezlik oranına, işverenin kusuruna ve diğer somut koşullara göre değişir.

Bu nedenle iş kazası sonrasında olayın resmi kayıtlara doğru şekilde geçirilmesi, sağlık belgelerinin ve diğer delillerin korunması, SGK sürecinin takip edilmesi ve tazminat bakımından zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması önemlidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, her iş kazasının hukuki sonucu somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebilir.

SON YAZILAR

Çalışma Alanları

  • Boşanma Hukuku
  • Miras Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Ceza Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku